Nikah Heyecanı…
1 Şubat 2008 14:45
Nikah; öncesiyle, yaşanılan anıyla ve sonrasıyla öyle güzel, öyle mutlu bir olay ki.. Öncesinden başlamak istiyorum. Yani nikah başvurusundan. İstenilen evrakları hazırlama süreci, çeşitli kan tahlilleri, bir sürü belge, evrak. Oradan oraya koşturuyorsun. Ama bunları öyle büyük bir mutlulukla ve öyle isteyerek yapıyorsun ki yorulduğunun farkına bile varmıyorsun. Nikah salonunu seçme, gelinlik-damatlık seçimi, nikah şekeri ve nikah davetiyesi seçimi, gelin saçı-makyajı seçimi. Herşey, hepsi, tüm ayrıntılar istediğimiz gibi olmuştu. Belkide son yılların en yakışan ve en güzel çifti olmuştuk gelinlik ve damatlıklığın içinde..
Temsili olarak koyduğum nikah masası resmi inanın bizimkisinden çok daha gösterişsiz duruyor…
Nikah anı bambaşka. Ankara’da Vedat Dolakay Nikah Salonunda kavisli, kırmızı halılı o uzun yoldan birlikte yürümek sevenlerinin alkışları ve bakışları arasında, o güzel müzik eşliğinde.. Masaya oturduğumuz anda kalbimiz yerinden çıkacak gibi atıyordu. Heyecanımız, mutluluğumuz her halimizden anlaşılıyordu. Nikah memuru aylardır beklediğimiz o soruyu bize sorduğunda birbirimizin gözlerine bakıyorduk. Vereceğimiz cevap tabi ki yalın bir evet olmamalıydı. Sevgilim “Tanıdığım ilk andan beri evet!” diye bağırdığında dünyalar benim oldu. Ve bende ona “Sonsuza kadar evet!” diye bağırarak cevap verdim
Sonra gelinliğin tülünü kaldırması aşkımın ve alnımdan öpmesi.. Bende onu öptüm tabii. Ve evlilik cüzdanımızın bana sunulması. Artık ellerimdeydi. İmza atarken ayağa basmayı da unutmadım tabi
Nikah sonrasında ise artık karı-kocaydık
Bunu bütün dünyaya haykırmak istiyorduk. Sonsuz beraberliğimiz artık başlamıştı. Bunu her türlü kutlamak istiyorduk ve kutladıkta… Ama beklediğimiz çok özel bir gün daha var. Düğünümüz.. Yaz tatilinin gelmesini sabırsızlıkla bekliyoruz…
Duyguların dile gelmediği an. Süper bir heyecan muhteşem bir mutluluk.
Sevginin, aşkın belgelendiği şahane davet.
SENİ ÇOOOOOK SEVİYORUM.